Elektirikçi Ahmed ile beraber otururken, orta yaşlarda bir bayan, elinden sıkıca tutan bir çocukla beraber geldi.
Bu hanım kardeşimiz kızına dönerek;
-Hocam bu kızımın size anlatacakları var dedi.
Korktuğu her halinden belli olan çocuk, birden ağlamaya başladı, benimde beklemediğim bu durum karşısında, çocuğu ne kadar sakinleştirmeye çalışsam da, sorunun ne olduğunu bilmediğim için yardımcı olamadım.
-Bir taraftan da Annesi; Hadi kızım anlatsana diyordu,
Bizim çabalarımız çocuğun hıçkırıklarını azaltmaya yetmeyince, nihayet çocuğun anlatacaklarını annesi anlatmaya başladı;
-Bir kaç gün önce biz buraya gelmiştik, dört tane toka aldık, ücretini verdik, ama benim bu kız bir tane fazladan almış,,,
Bu arada küçük kız ağlamayı bırakarak, yaşlı gözlerle, dikkatlice konuşulanları dinlerken bir annesine, bir bana bakarak, adeta tepkimizi kendince ölçüyordu. Anne kaldığı yerden anlatmaya devam etti;
Ve o günden sonra, üç gecedir hırsızlık yaptığı o elleri yanıyormuş, geceleri kaç defa bağırarak, Anne ellerim yanıyor diye uyandı,,,
-Hayır öyle demeyin, bu kızımız hırsızlık yapmamış annesi,, sadece bize söylemeyi unutmuş, benden hediye olarak istemeyi unutmuş dedim. Çocuk parmaklarıyla göz yaşlarını silerken,, Anne;
-Hocam şu üç gecedir, bizim yaşadıklarımızı size nasıl anlatayım, çok kötü durumdaydık,, geceleri bir çığlık atıyor ve ağlıyordu, bizde çok korktuk, bu sabah bize ellerinin neden yandığını söyledi de onun için koşarak buraya geldik,,,
Anne -Çocuğuna dönerek-Hadi kızım o tokanın parasını ver dedi.
Sol eliyle annesini sıkıca tutan çocuk, yumruk şeklinde duran sağ elini açarak, almış olduğu, o tokanın parasını vermek istedi.
-SubhanALLAH,,, Bir tane tokanın lafımı olur? Melek gibi kızımıza benden hediye olsun dedim-demesine de, Annenin ve küçük kızın ısrarcı tavırlarından ve bu minik meleğin içi rahat olsun diye, kabul etmek zorunda kaldım. Biraz önce bulgur tanesi gibi göz yaşları döken hanım kız gitmiş ve küçük meleklerden biri oluvermişti.
-Hocam, dedi küçük kız,
-Buyur meleğim, dedim
-Bir daha geceleri ellerim yanmayacak değil mi?
Tebessüm ettim,
-Sen böyle melek olursan,,, inşaALLAH bir daha yanmayacak, dedim.
Çocuk sevinçle annesine sarıldı, Gülerek neşe içinde gittiler.
Bu küçücük çocuk kadar, sorumluluğun bilincinde olmayan büyüklere ders olması ümidi ile,,,,,,,
Seyyid Muhammed İsmail – Konya

